Dikkat! İşsiz Kalabilirsiniz!

Mesleki Yeterlilik Belgesinde süre uzadı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, 40 meslek için dün sona eren belgesiz çalışma süresi 31 Aralık 2016’ya uzatıldı. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanl…

Kaynak: Dikkat! İşsiz Kalabilirsiniz!

Reklamlar

Dikkat! İşsiz Kalabilirsiniz!

Mesleki Yeterlilik Belgesinde süre uzadı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca, 40 meslek için dün sona eren belgesiz çalışma süresi 31 Aralık 2016’ya uzatıldı.
Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığınca inşaat, enerji, otomotiv ve metal sektörlerinde toplam 40 meslek için dün sona eren belgesiz çalışma süresinin 31 Aralık 2016’ya kadar uzatılması için kanun değişikliği hazırlanarak Başbakanlığa gönderildi.
Türkiye İş Kurumu (İŞKUR) Yönetim Kurulu Başkanı ve Genel Müdür Vekili Mehmet Ali Özkan, tehlikeli ve çok tehlikeli işlerde çalışanların mutlaka Mesleki Yeterlilik Belgesi olması gerektiğini belirterek, “26 Mayıs 2016’dan itibaren 40 meslekte belgesi olmayanlar çalışamayacak” dedi. Süre uzatılıp 31 Aralık 2016’ya ertelendi.
Söz konusu tarih itibarıyla Mesleki Yeterlilik Belgesi zorunluluğu getirilen meslekler şöyle:
Ahşap Kalıpçı
Alçı Levha Uygulayıcısı
Alçı Sıva Uygulayıcısı
Alüminyum Kaynakçısı
Bacacı (Seviye 3)
Bacacı (Seviye 4)
Betonarme Demircisi
Betoncu
Çelik Kaynakçısı
Direnç Kaynak Ayarcısı
Doğal Gaz Altyapı Yapım Kontrol Personeli
Doğal Gaz Çelik Boru Kaynakçısı
Doğal Gaz Isıtma ve Gaz Yakıcı Cihaz Servis Personeli
Doğal Gaz işletme Bakım Operatörü
Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı (Seviye 3)
Doğal Gaz Polietilen Boru Kaynakçısı (Seviye 4)
Duvarcı
Endüstriyel Boru Montajcısı
Hidrolik Pnömatikçi (Seviye 4)
Hidrolik Pnömatikçi (Seviye 5)
Isı Yalıtımcısı
Isıtma ve Doğal Gaz İç Tesisat Yapım Personeli
İnşaat Boyacısı
İskele Kurulum Elemanı
Kaynak Operatörü
Makine Bakımcı (Seviye 3)
Makine Bakımcı (Seviye 4)
Makine Bakımcı (Seviye 5)
Otomotiv Elektromekanikçisi
Otomotiv Mekanikçisi
Otomotiv Montajcısı
Otomotiv Sac ve Gövde Kaynakçısı
Panel Kalıpçı
Plastik Kaynakçısı
Seramik Karo Kaplamacısı
Ses Yalıtımcısı
Sıvacı
Su Yalıtımcısı
Tünel Kalıpçısı
Yangın Yalıtımcısı

Bu mesleklerdeki sertifikalar boşuna alınmış durumda. Çünkü artık YETERLİLİK BELGESİ gerekiyor.

Kamu ihale kurumu içmimarların diplomalarını neden kabul etmiyor. Binlerce tadilat, onarım ihalesi yapılıyor ve içmimarların diplomaları işbitirim belgesi olarak kabul edilmiyor. Ayrıca onarım ve tadilat işleri içmimarların çalışma alanlarıdır. Uzman olmadan ihaleler yapılıyor. Uygunsuz ölçümler ve malzeme seçimleri ile ucu başı belli olmayan ibareler kullanarak İhale şartnameleri hazırlanıyor. Uygunsuz imalatlar yapılıyor.

Ulusun bağımsızlığını yine ulusun kesin kararı ve direnişi kurtaracaktır. Asıl önemli olan ve memleketi temelinden yıkan halkını esir eden içerideki cephenin suskunluğudur. (Mustafa Kemal Atatürk)

Sermaye (Sermaye veya kapital; Ekonomi Bilimin de mal üretmek için kullanılan makine, fabrika gibi fiziksel araçlardır.) bu denli arsızlaşıyorken ve arsızlaşmaya da devam ederken toplumlar boş mu duruyor. 2008 krizi dünya ekonomisinin %60’şını elinde bulunduran ülkesinde patladı. ABD tam o sırada başkanını değiştirdi ve başkan da uluslararası toplantılara katılıyordu. Bulunulan çözüm ABD merkez bankasının doları topla ekonomi birleşmesine bağlandı. Bir kaç kişiye suç yüklendi. Kapitalizm sermaye yoğunlaşmasını denetim altına alabilseydi üç beş yöneticiye günahlarını yıkamazlardı. Keynesyen’in (John Maynard Keynes’in görüşlerini destekleyen ekonomistlere verilen ad) Devlet yatırımlarıyla yaptığını piyasaya para sürerek ve toplayarak yapmaya çalıştılar. Genelde yönetici dendiğinde özel sektör gösteriliyor. Bunun altına baktığımız da da devlet karşımıza çıkıyor. Yöneticilerden kast edilen bu. Sermaye denetlenmek istemiyor ve birilerinin kendisini denetlemesini bekliyor.

HÜLYA ÇAKICI

Sadece bir şişe su için :(

Cumartesi günü Çocuk Esirgeme Kurumu’ndan 20 çocuk ve iki yuva görevlisiyle Cinemaximum Brandium’da film izlemeye giden iki kişi, suları dışarıdan aldıkları için sinema görevlisinin kötü davranışlarına maruz kaldıklarını ve çocuklara kötü muamele yapıldığını belirtti. (Alıntı)

O günahsız yavrulara reva görülen tutum ve de fahiş fiyatlar ödeyip de alınamayan hizmet. Sinema bileti fiyatına satılan mısır ve su. Gitmeyerek tepkimizi koyalım. Orada film izlenmezse ne kaybedilir? Ama onların kayıpları hak ettikleri olur.

Bu dünya da tüm sıfatlara, rütbelere, makamlara sahip olunabilir ama bir tanesi olabilmek için bazen ömür bile yetmeyebilir. İNSAN OLABİLMEK.

Yavruların hafızalarından bir ömür boyu silinmeyecek, her su şişesi bu olayı hatırlatacak belki de. Ve yine belki de ilk kez sinemaya gidip film seyredeceklerdi. Biz insanlığımızı ne zaman kaybettik. Her şey para mı, o masumlara nasıl bunu yaşatabildiniz. Zaten onlar kanatları kırık birer melek. Özür dilemek kırılan kalpleri onarmaya yetmeyecektir. Bir kez daha kimsesiz oldukları onların yüzlerine vuruldu, aşağılandılar. Onlara yaşattıklarınız ve hissettirdikleriniz için utanın. Ne oldu bu ülkenin vicdanlı, misafirperver, komşum açken tok uyuyamam diyen insanlarına. Nasıl bu hale geldiler ve bu kadar vicdansız, kalpsiz, duygusuz oldular.

Sosyal sorumluluktan bahseden CİNEMAXİMUM kim inanır size. Bu kadar hassassınız da neden yöneticilerinizin ve çalışanlarınızın birbirlerinden haberleri yok. Bu suç çalışanın değil aslında, elemanına gerekli eğitimi vermediği için cinemaximumdur. Aslında su yaygarası yapmayı bırakın, kimsesiz yavrulardan bilet parası bile alınmaması gerekirdi.

Enbiya süresi 35 ayet; Kerime biz sizi iyiliklerinizle ve kötülüklerinizle imtihan olasınız diye gönderdik. Burada siz isterseniz nefsinizle iyilik, isterseniz kötülük yaparsınız, ancak burada din istismarlığı yapıp dünya menfaati sağlayanlara Allah’ın mutlaka bir hesabı vardır.

İnsan kavramını bilmiyorlar, sorgulama yapmıyorlar. İnsan nedir, ne yapar vs. gibi sorular sormuş olsalardı kendilerine ve insan olabilmek için mücadele etmiş olsalardı belki de insan olabilirlerdi.
Eğitim gerekiyor konusu da; İnsan olabilmek ve kalabilmek. Vicdan insanın içindeki tanrıdır. Artık insanlar da kalp yerine buz dağı, vicdan yerine duvar var.
Gökyüzünden sağanak halinde akıl, fikir yağsın tüm insanlığın üzerine çok geç olmadan.

HÜLYA ÇAKICI

İŞTE YENİ MAAŞLAR

Ocak’ta yüzde 6 zam alan memurlar, Temmuz’da da yüzde 5 artış görecek. 6 aylık enflasyon yüzde 6’nın üzerinde çıkarsa fark da var. İşte maaş hesapları;
Temmuz ayı birçok kesimle birlikte memurlar için de zam ayı oluyor. Yapılan toplu sözleşme gereğince memurlar ve memur emeklileri Ocak ile birlikte Temmuz’da da zam alıyor. Buna göre Ocak ayında yüzde 6 zam ve yüzde 0.90 enflasyon farkı alan memurlar ve memur emeklileri Temmuz’da da yüzde 5 artış alacak. Maaşlarına yansıyacak bu artış dışında enflasyon farkı ihtimali de var. Buna göre 4 Temmuz’da açıklanacak enflasyon rakamlarıyla birlikte son 6 aylık enflasyon yüzde 6 ve yukarısında çıkarsa memurlara ve memur emeklilerine aradaki fark da ödenecek. Memur-Sen’in verilerine göre; en düşük memur maaşı (bekar) Aralık 2015 itibariyle bin 906 lira idi. Ocak ayında yüzde 6 + yüzde 0.90 artışın yansıtılmasıyla en düşük memur maaşı 2 bin 38 lira 54 kuruşa çıktı. Temmuz’daki yüzde 5’lik toplu sözleşme zammıyla da bu maaş yaklaşık 102 lira artışla 2 bin 140 lira 46 kuruşa ulaşacak.
EMEKLİ DE ALACAK
Temmuz’da yüzde 5’lik toplu sözleşme artışıyla en düşük memur emeklisi aylığı ise bin 701 liraya ulaşacak. Aralık ayına göre, en düşük maaştaki artış 186 lirayı bulacak. Memur-Sen’in verilerine göre; en düşük memur emeklisi aylığı geçtiğimiz yıl Temmuz’da bin 415 lira idi. Eylül’deki ekstra zam ile bu aylık bin 515 liraya çıktı.
Bu yıl Ocak ayında yüzde 6 + yüzde 0.90 artışın yansıtılmasıyla en düşük memur emeklisi aylığı 105 lira artışla bin 620 liraya yükseldi. Temmuz’da en düşük maaş 81 lira yükselerek bin 701 liraya çıkacak.

Memur ve milletvekili. İşçinin maaşına para yok, işçi emeklisine para yok.

Yaklaşık 3 bin lira alan bir memurun maaşı, mayıs ayında yüzde 20’lik dilime geçeceği için yaklaşık 60 lira düşecek.
Ortalama 3 bin TL ücret alan bir memur önümüzdeki ay yüzde 15’lik gelir vergisi diliminden yüzde 20’lik dilime geçecek. Bu nedenle de 9/1’indeki bir memur Mayıs’ta 60 TL, aynı derece kademedeki bir öğretmen 57 TL, 8/1’indeki bir polis memuru ise 58 TL daha az kazanacak.
Memura her yıl Ocak ve Temmuz’da verilen zamların bu şekilde geri alınıyor. Daha mayıs ayın da memurlar temmuz da alacağı zammı peşin peşin devlete vergi diye ödüyor. Bunun önüne geçebilmek için gelir vergisi ya sabit tutulmalı ya da gelir vergisi üst dilimine geçişi sağlayan miktar yukarı çekilmelidir. Her yıl ocak ayın da maaşlarından yüzde 15 oranın da gelir vergisi kesilen devlet memurlarının tamamı maaş durumlarına göre yılın ilerleyen ayların da yüzde 20’lik gelir vergisi dilimine giriyorlar. Yıl sonuna doğru yüzde 27 oranındaki gelir vergisi dilimine girmekte olan memurlar da bulunuyor.

Sorun maaş da değil. Sorun vergi diliminde. Asgari ücretli vergi vermeyecek mi? Veya özel de çalışan kişi vergi vermeyecek mi? Önemli olan vergi düzenlemesini kaldırmak. Kurulan sistem, hak aramayı engelliyor. Memur elbette ki özel sektör de çalışan insanlarımıza göre daha iyi durumda. Ama tüm bu insanların yaşam koşullarını daha iyi duruma getirmeye çalışmak yerine ha bire çıkarılan torba yasalarla insanların cebini, işsizlik maaşını, kıdem tazminatlarını nasıl tırtıklarız diye uğraşıyorlar.

HÜLYA ÇAKICI

Ego! Ben merkezli düşünme

Başkalarının kalplerini incitmekten kaçın.
Çünkü başkasına verdiğin acının zehiri er ya da geç sana geri döner.
(Kızılderili Atasözü)

Bir tarafın çıkarı – karşı tarafın kaybı = Menfaat. (Bence) Belki de illa bir tarafın kaybetmesine gerek yoktur. Bütün güçleri birleştirip bir çıkar sağlamak da menfaat değil midir? Sorunun kaynağı çıkar sağlamayı istemek değil. Diğerlerinden üstün olduğuna inanmak isteği.

İlişkilerimizdeki temel sorunlardan biri karşımızdaki ister ailemizden biri, ister sevgilimiz, dostumuz, arkadaşımız olsun birbirimizin düşünce, duygu ve davranışlarımızı yanlış anlamamız, yani tam anlamıyla birbirimizi tanımıyor olmamızdır.

Eksik ve kompleksli insanlar kendilerini övmeye ve övünmeye ihtiyaç duyarlar. Çalıştığım bir yerde sürekli kitap tavsiye eden birisi vardı. Gelene geçene ezberlemiş arka yüzü tavsiye ediyor veriyor ve geri istiyor. Ben çok akıllıyım havası. Elinde benim başka bir isim altında yazdığım gelişim üzerine bir kitap mevcut. Artık iyice tanıyorum ve inanılmaz yetersiz ve gereksiz bir insan. Rahat 20 kişiye verdi kitabı, onlar da güya okudular. Çok bilmiş bana da tavsiye etti. Peki sen ne anladın ve ne kadarını hayatında uyguladın dedim. Arka kapak değil içinden örnek ver. Okumamış sadece bakmış, okuyamaz bazı insanlar neyse odur odun odundur. Çıra çıradır o kadar. Hayatımda gördüğüm ego tavan yapan insanlara bir örnek. Bilmeyen, anlamayan, gelişmeye kapalı insanların egoları yüksektir değişmez bir kuraldır bu. Kibir, EGO’nun dışa vurmuş halidir. Kendisinde var olan değersizlik duygusunu karşısındakinde varmış gibi göstermeye çalışırlar. Kendisini geliştirememiş insanlar eksikliğini duyduğu her şeye ego yapar. Bencil insan kendi esaretine zincirlenmiş bir köledir.
Ego, materyalizm ve bencilliği yüzünden kendisi dışındakileri düşünmez. Dar görüşlülük etrafına ulaşmayı engeller.
İnsanlara tepeden bakmak davranış şekilleri olmuştur. Ancak bu durum engeller doğuracak hale gelmeden önce kişinin kendiyle başbaşa kalıp durum değerlendirmesi yapması gerekir. Kendisinden başka kimseyi düşünmemek hayatın düzenini geri dönülmez bir biçim de bozabilir.

Bu kategorideki insanlar kötü amaçlar için planlar gerçekleştirip korkaklık ve irade zayıflığı gösterirler. Sorunlarını kendi kendilerine yaratırlar. Etrafındaki insanlarla gereksiz bir rekabete girmeye çalışırlar. Oysa önlerin de bir sürü yeni olanak vardır. Sadece takıntılı şekil de birisine / bir şeye odaklandıkları için diğer olasılıkları göremezler. Kafayı kaldırıp çevrelerine baksalar ve sorunları her neyse beyinlerini kullanarak halletmeleri mümkündür, üstelik komplike kurgulara ihtiyaç duymadan gayet dürüst ve ilkeli bir denge ile sorunları barışçıl bir şekil de çözmek mümkündür. Gerçeklerden kaçmayı ve kendilerini hayal dünyasına kapatmayı tercih ederler. Olayları çok yüzeysel algılarlar. Bu durum da çözüme ulaşmayı engeller. Derinlemesine düşünmeyi öğrenmek / öğrenmeleri gerekiyor.

Kendisini iyi yönde geliştirip ufkunu genişletmek, yeniliklere açık olup evrim yapmak insan hayatında oldukça önemli.
Hayatta daima gerçekleri savun. Takdir eden olmasa da vicdanına hesap vermekten kurtulursun.
Sevgiden yoksun büyüyen insanlara ne yapsanız da mutlu edemezsiniz. İnsanın iç dünyasında tanımlayıp, değer verdiği anlam ve bu anlama göre aldığı saf niyetler çerçevesindeki kararlar o insanın gerçekliğini oluşturabilir. Tabii isterse. Sevgi ve saygı ile her şey düzelir. Yeter ki insan çaba göstermeyi bilsin.

Yapamadıkları şeyleri başkalarının yaptığını görünce lekelemekten çekinmeyen beyin fukaraları vardır. Böyle insanlar umarım hayata baktıkları pencereden düşerler.

Boş insan tiplemesi; oto kontrolü olmayan, sınırları aşan, samimiyeti mubah kılan seviyesiz kişilerle mesafe belirlemek karşısında olan tarafa düşer. Deliler tedavi edilebilir ama salaklarla uğraşmayın. Keşke beyni olmayanın dili de olmasa. Olmayan bir şeyi aramanın anlamı yok. Herkes kendi menfaati için uğraşıyor.

İnsanoğlu kalbini temiz tutacak öfke kin duymayacak, yalan söylemeyecek, din, ırk gözetmeksizin herkesi sevecek. Bu dünya da misafiriz, misafir gittiği yerde adabı ve sükuneti ile oturur. Ve hepimiz bir gün geldiğimiz yere geri döneceğiz, veremeyeceğimiz cevaplar olmasın, dilimize ve gönlümüze hakim olalım.
İyilikten şaşmamalıdır insan. Çünkü Allahın iyi insanlar için hep güzel bir planı vardır.

HÜLYA ÇAKICI